Arama :

Kişilik gelişimi

Böyle bir yazı önerildiğinde, ister istemez aklım Psikoloji bölümüne başladığım yıllara gitti. Ufkumu açmış olan kitapları yeniden hatırladım. Bir seçim yapmak çok güç gelse de konuyu, kişilik gelişiminin ilk yıllarına ait, ilk teorilere ayırmaya karar verdim. 1983 senesinde neredeyse tesadüfi sayılacak bir şekide İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümüne kaydımı yaptırdığımda , 'psikoloji' kelimesinin toplumumuz içinde kullanılma sıklığının bugünkünden çok çok az olduğunu hatırlıyorum. O dönem, Psikoloji 'nin sınırlarıyla ilgili uzun uzun düşünmüştüm hala da düşünürüm. En geçerli tartışma konularından birisinin insanı 'doğası' mı 'çevre şartları' mı belirler isimli bir konu olduğunu anımsıyorum. Günümüzde de devam eden bu konuda illaki saf tutmak gerekir! Ben hep ikisini de tutamazmıyım diye düşünmüşümdür. Hatta mümkünse yanına resim ve heykeli, müziği ve dansı, edebiyatı, felsefeyi, sosyoloji ve tüm temel bilimleri, daha sayamadığım insanı,doğayı, varoluşu anlama çabası içinde olan tüm disiplinleri yanına katamaz mıyım? İnsanı bölük pörçük anlama çabasını çok can sıkıcı bulduğumu itiraf etmeliyim. Bu beyhude tartışmaların bir an önce sonlanmasını diliyorum. Haliyle, insanın bir fiziksel bünyesi bir psikolojik bünyesi vardır ve bunlar sürekli olarak birbirleriyle etkileşim halindedirler. İnsan aynı zamanda bir toplum içinde varolur ve o toplumun kültürü de kişiliğine etkide bulunur, aldığı eğitim de onu şekillendirir. Yine 1983 yılında, karşıma, geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz Prof. Dr. Gökçe Cansever'in kitabı çıktı. 1981 yılında Der yayınlarından ikinci baskısı yapılmış kitabın ismi 'İçimdeki Ben '. Maalesef o yıldan sonra hiç baskısı yapılmamış olan bu kitapta, sevgili Gökçe Cansever, S. Freud'un görüşlerini çok akıcı bir dille anlatmıştır. Bu kitabında, anlaşılması pek de kolay olmayan teoriler bütününü, toplumumuzdan örnekler vererek tek tek açıklamıştır. İçimdeki Ben' le o yıllarda karşılaştığım için kendimi hep şanslı saymışımdır. Birinci sınıf psikoloji öğrencisi olarak, bilincimin bir altı, bir de dışı olduğu bilgisi çok çarpıcı gelmişti. Kişilik gelişimiyle ilgili düşündüğümüzde de insanı bu şekilde anlama çabasının enikonu bir devrim olduğu ortadadır. Bu teoriler bütünü, insanın kendine doğru yolculuğunda, merak uyandıran, heyecan verici bulduğum yoğun bir çabadır. S. Freud'un teorilerinden sonra da insanı ve doğayı anlama yolundaki arayışlar, araştırma ve teorilerle devam etmiştir ve bundan sonra da edecektir. İçimdeki Ben kitabından bir alıntı yapmak isterim; ' Egonun ( Ben 'in) sağlığını koruyabilmesi ve algının bozulmaması için dış dünya ve ruhsal( iç ) dünya gereklidir. İçten gelen uyarıların algılanmaması insanı kısırlaştırıp, ruhsuz bir robot veya cansız bir vücut yapıyorsa, dıştan gelenlerin algılanmaması da gerçeklerden kopartır. Kısacası insan, insanlığını sürdürebilmek için, hem kendine hem de başkalarına muhtaç. ' Sayfa 127. Kişilik gelişiminin bebeklik, çocukluk ve gençlik dönemiyle ilgili kısımları yetişkinlik dönemlerinin temelini teşkil etmektedir. Bu dönemlere ait ilk araştırma ve teoriler içinden en anlamlı ve pratikteki gözlemlerime de en uygun düşenlerinin başında Margaret Mahler'inkiler gelmektedir. Bildiğim kadarıyla Metis yayınları Ötekini anlamak dizisi içinde onun kitaplarına da yer verecektir. Özellikle ' İnsan yavrusunun psikolojik doğumu' isimli kitabı (Psychological Birth of the Human İnfant, 1975) ufuk açıcıdır. Onun teorisinin kısa bir özetini, Alan yayınlarından Eylül 2000 de çıkmış 'Kişilik ve Psikoterapi Yazıları' ismindeki kitabın 162-167 sayfaları arasında bulabilirsiniz. Dr. Selma Erk'in aynı kitaptaki makalesinin adı ' Kişilik Bozukluklarında Teşhis -Tedavi Yöntemleri ve Terapist Özellikleri' dir. Bu makalesinin içinde Dr. Erk hem kişilik gelişiminin sağlıklı bir güzergah izlediğinde nasıl yol aldığını, M. Mahler'in teorisini özetleyerek anlatmış hem de, bozuklukların oluşmasına dair güncel teori ve tedavi uygulamalarından bahsetmiştir. Mahler'in araştırma ve teorileri nesne ilişkileri kuramı içinde görülen çalışmalardır. Mahler'in araştırmalarının yanısıra Anna Freud'un çocukluk yıllarına ait çalışmalarının da öğrenilmesi gerekmektedir. Metis yayınlarının Ötekini anlamak dizisinden Ocak 2000 de A. Freud'un ' Çocuklukta Normallik ve Patoloji -Gelişimin Değerlendirilmesi ' isimli kitabı hem alanda çalışanların hem de bu konulara meraklı okuyucunun ilgisini çekecek bir kitaptır. A. Freud, S. Freud'un klasik teorilerinin ötesinde, 'Ben psikolojisi' (Ego Psychology) diye adlandırdığımız okulun- ekolün içinde yeralmaktadır. Bu kitabın bebeklik ve çocukluk döneminin anlaşılmasına dair kıymetli çabaların bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Bu çabalar, dönemin anne ve baba tutum ve davranışlarına yön vermiştir. Kitapta, hem sağlıklı çocuk gelişiminden hem de hastalıklı çocuk gelişiminden detaylı bir şekilde bahseden A. Freud Terapi yolları ve olanakları başlığı altındaki bölümde de uygulamalardan bahsetmektedir. Bu kitabı okurken, 1965 senesinde yayınlandığını unutmamak ve bu alandaki öncü araştırmaların bir ürünü olduğunu hep akılda tutmak gerekmektedir. Aynı dönemin çocuk doktoru ve psikanalisti D. W. Winnicott'un yine Metis yayınlarının Ötekini anlamak dizisinden Mayıs 1998 tarihinde çıkmış 'Oyun ve Gerçeklik' (Playing and Reality, 1971) isimli kitabı kişilik gelişiminin çok ilginç süreçlerine işaret etmektedir. Kitapta, geçiş nesneleri ve geçiş olguları incelenmektedir. Özetle, bebeklerin/çocukların bir kısmının uykuya geçerken ya da duydukları rahatsızlığı, endişeyi hafifletmek için kullandıkları battaniye, emzik, başparmak, biberon, bir kumaş parçası, yumuşak bir oyuncak vs. ile örnek verebileceğimiz geçiş nesnelerinin işlevlerini araştıran Winnicott, kitabında bu nesnelerin anne- bebek ilişkisindeki yerini de anlatmaktadır. Aynı kitapta Oyun Kuramı'nı da geniş bir şekilde ele alan Winnicott Oyun'un çocuk gelişimindeki anlamı ve işlevi nedir bunun üzerinde durmaktadır. Winnicott'ın küçük bir kız çocuğunu, psikanalitik yöntemlerle tedavisini anlattığı 'Piggle ' (1977) isimli kitabı da umarım Türkçe'ye çevrilir. Uygulamanın kendisini birebir anlatan bu tip kitaplar çok yararlı olmaktadır. Böyle bir kitap 1997 yılında Pegasus yayınlarından çıkmıştır. Virginia M. Axline'ın çocuk psikoterapistlerinin temel kitaplarından biri olarak sayılabilecek Dibs'in Dünyası ('Dibs in Search of Self, 1964) bahsettiğim tür kitaplardandır. V. Axline'ın 'Oyun Terapisi' (Play Therapy) kitabını anmadan da geçemeyeceğim. Çocuğun doğal ortamı olan oyunun, tedavi yöntemi olarak, uygulamadaki yerini gösteren bu kitap klasikleşmiş olanlardan biridir. Bildiğim kadarıyla henüz daha Türkçe'ye kazandırılmamıştır. Bu yazıda bahsedilen kitapların sadece ilk yıllara ait, ilk teori ve araştırmalarla ilgili 'kısıtlı' bir liste olduğunu unutmayalım. Konuyla ilgili daha okuyacak pek çok kitap bulunmaktadır.

Adres: Cemil Topuzlu Caddesi Tavukçuoğlu Apt. No: 33/3 Çiftehavuzlar-Kadıköy Tel: 0216 302 69 54 - 0533 485 02 16 Fax: 0216 302 69 56